Hükümeti protesto gösterilerinde Brüksel savaş alanına döndü
Belçika’da hükümetin 2029 yılına kadar ihtiyacı olan 10 milyar euroyu bulmak için hazırladığı kemer sıkma politikaları protesto edildi.
09 Eki 2026 - 20:00
YAYINLANMA
Belçika’da hükümetin 2029 yılına kadar ihtiyacı olan 10 milyar euroyu bulmak için hazırladığı kemer sıkma politikaları protesto edildi. Öğrenci gruplarının da katıldığı protestolarda polis ve göstericiler arasında yaşanan arbede şehri savaş alanına çevirdi.
Belçika’da ekonominin giderek daralması ve askeri harcamalar nedeniyle 10 milyar euroluk bir kaynağa ihtiyaç olduğu bildirilmişti. Belçika Başbakanı Bart De Wever, 2029 yılına kadar ekonominin dengesini koruyabilmek için bu miktarı bulmak zorunda olduklarını, bunun için toplumun tüm kesimlerini etkileyecek tedbirler hazırlandığını açıkladı. Bu kapsamda Başbakan De Wever’in 13 Ekim’de Federal Mecliste yeni kemer sıkma politikasını açıklaması beklenirken, sendikalar ve öğrenci grupları hükümete uyarı amacıyla geniş kapsamlı protesto düzenledi. Ülkenin en büyük iki sendikası olan Belçika Genel Emek Federasyonu (FGTB) ve Hristiyan Sendikalar Konfederasyonu (CSC), hükümetin kemer sıkma politikasını protesto etmek amacıyla büyük bir ulusal gösteri çağrısı yaptı. Çağrı üzerine ülkenin farklı şehirlerinden binlerce sendika üyesi çalışan, başkent Brüksel’in Merkez Tren istasyonu önünde toplandı. Burada sendika temsilcilerinin kalabalığa hitap etmesi beklenirken, protestolara katılan gençlerin polise havai fişek ve taş atmaya başlamasıyla başkent adeta savaş alanına döndü. Arbedenin büyümesinin ardından protestocular, şehir merkezinden geçerek Midi tren istasyonuna kadar küçük gruplar halinde yürüdü. Yağmura rağmen düzenlenen gösteride protestocular, hükümetin çalışanların alım gücünü zayıflatacak ve ülkedeki kamu hizmetlerini daraltacak politikaları istemediklerini ifade eden pankartlar taşıdı. Gençler Midi istasyonu çevresinde de yeniden polisle çatıştı.
Gün boyunca devam eden olaylarda eylemciler ortak kullanımlk bisiklet ve araçları ateşe verdi. Polis, güvenlik güçlerine taş ve havai fişek atan gençlere göz yaşartıcı gaz ve TOMA’larla müdahale etti. Gençler, müdahale sırasında sokak aralarına dağılarak farklı noktalardan yeniden polise saldırmaya devam etti. Olayların büyümesi üzerine sendika üyesi protestocular civardaki kafelere çekilirken, polisle öğrenciler arasında çatışma sürdü. Protestolarda yaralanan veya gözaltına alınanların sayısına ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı.
Hükümet ne yapacak?
Hükümetin protestolar ardından tedbir politikalarında geri adım atması ihtimali oldukça zayıf olarak değerlendiriliyor. Ancak, hükümet içinde koalisyon partileri arasında da tartışmalar sürüyor. Başbakan De Wever, ülkede bütçe açığının 33 milyar euro olduğunu, ekonominin ayakta tutulması için 2029’a kadar 10 milyar euro kaynak bulunması gerektiğinde ısrar ediyor. Bu kapsamda kamu harcamalarını kısmak amacıyla bazı bölgelerde kamu hizmetlerinin daraltılması, sağlık sisteminde reform, çalışanların enflasyona bağlı otomatik maaş artışının sınırlandırılması, katma değer vergisi oranlarının artırılması gibi tedbirlerin masada olduğu bildiriliyor. Sendikalar bu politikaların çalışanların alım gücünü çok daha kötü bir hale getireceğini savunuyor.
Sendikalardan 30 milyar euroluk alternatif yol haritası
Sendikalar ise hükümetin yanlış yöntemlerle kaynak oluşturmaya çalıştığını öne sürerek, daha büyük bir kaynağı işaret eden 30 milyon euroluk bir yol haritasını hükümete gönderdiklerini belirtiyor. Buna göre hükümetten yüksek düzeyde varlık sahiplerinden ve çok yüksek kar eden enerji şirketlerinden daha fazla vergi alması isteniyor.
Belçika’da ekonominin giderek daralması ve askeri harcamalar nedeniyle 10 milyar euroluk bir kaynağa ihtiyaç olduğu bildirilmişti. Belçika Başbakanı Bart De Wever, 2029 yılına kadar ekonominin dengesini koruyabilmek için bu miktarı bulmak zorunda olduklarını, bunun için toplumun tüm kesimlerini etkileyecek tedbirler hazırlandığını açıkladı. Bu kapsamda Başbakan De Wever’in 13 Ekim’de Federal Mecliste yeni kemer sıkma politikasını açıklaması beklenirken, sendikalar ve öğrenci grupları hükümete uyarı amacıyla geniş kapsamlı protesto düzenledi. Ülkenin en büyük iki sendikası olan Belçika Genel Emek Federasyonu (FGTB) ve Hristiyan Sendikalar Konfederasyonu (CSC), hükümetin kemer sıkma politikasını protesto etmek amacıyla büyük bir ulusal gösteri çağrısı yaptı. Çağrı üzerine ülkenin farklı şehirlerinden binlerce sendika üyesi çalışan, başkent Brüksel’in Merkez Tren istasyonu önünde toplandı. Burada sendika temsilcilerinin kalabalığa hitap etmesi beklenirken, protestolara katılan gençlerin polise havai fişek ve taş atmaya başlamasıyla başkent adeta savaş alanına döndü. Arbedenin büyümesinin ardından protestocular, şehir merkezinden geçerek Midi tren istasyonuna kadar küçük gruplar halinde yürüdü. Yağmura rağmen düzenlenen gösteride protestocular, hükümetin çalışanların alım gücünü zayıflatacak ve ülkedeki kamu hizmetlerini daraltacak politikaları istemediklerini ifade eden pankartlar taşıdı. Gençler Midi istasyonu çevresinde de yeniden polisle çatıştı.
Gün boyunca devam eden olaylarda eylemciler ortak kullanımlk bisiklet ve araçları ateşe verdi. Polis, güvenlik güçlerine taş ve havai fişek atan gençlere göz yaşartıcı gaz ve TOMA’larla müdahale etti. Gençler, müdahale sırasında sokak aralarına dağılarak farklı noktalardan yeniden polise saldırmaya devam etti. Olayların büyümesi üzerine sendika üyesi protestocular civardaki kafelere çekilirken, polisle öğrenciler arasında çatışma sürdü. Protestolarda yaralanan veya gözaltına alınanların sayısına ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı.
Hükümet ne yapacak?
Hükümetin protestolar ardından tedbir politikalarında geri adım atması ihtimali oldukça zayıf olarak değerlendiriliyor. Ancak, hükümet içinde koalisyon partileri arasında da tartışmalar sürüyor. Başbakan De Wever, ülkede bütçe açığının 33 milyar euro olduğunu, ekonominin ayakta tutulması için 2029’a kadar 10 milyar euro kaynak bulunması gerektiğinde ısrar ediyor. Bu kapsamda kamu harcamalarını kısmak amacıyla bazı bölgelerde kamu hizmetlerinin daraltılması, sağlık sisteminde reform, çalışanların enflasyona bağlı otomatik maaş artışının sınırlandırılması, katma değer vergisi oranlarının artırılması gibi tedbirlerin masada olduğu bildiriliyor. Sendikalar bu politikaların çalışanların alım gücünü çok daha kötü bir hale getireceğini savunuyor.
Sendikalardan 30 milyar euroluk alternatif yol haritası
Sendikalar ise hükümetin yanlış yöntemlerle kaynak oluşturmaya çalıştığını öne sürerek, daha büyük bir kaynağı işaret eden 30 milyon euroluk bir yol haritasını hükümete gönderdiklerini belirtiyor. Buna göre hükümetten yüksek düzeyde varlık sahiplerinden ve çok yüksek kar eden enerji şirketlerinden daha fazla vergi alması isteniyor.
Kaynak :
İHA
YORUMLAR
İLGİNİZİ
ÇEKEBİLİR