Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’dan AP’ye tepki: "Avrupa Parlamentosu Rum kesiminin propagandasına alet edilmiştir"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, KKTC Başbakanı Ünal Üstel ile düzenlediği ortak basın toplantısında, Avrupa Parlament...
10 Tem 2026 - 13:20
YAYINLANMA
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, KKTC Başbakanı Ünal Üstel ile düzenlediği ortak basın toplantısında, Avrupa Parlamentosu’nun Kıbrıs kararına tepki göstererek, "Avrupa Parlamentosu Rum kesiminin propagandasına alet edilmiştir. Popülist söylemlerle, gündelik polemiklerle bu işlere bakarlarsa çok büyük yanlışlar yapmış olurlar" dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, KKTC’de temaslarına devam ediyor. Yılmaz, Ercan Havalimanı’nda KKTC Başbakanı Ünal Üstel ile bir araya geldi. Üstel ve Yılmaz, ortak basın toplantısı düzenledi. Başbakan Üstel, Türkiye ile KKTC arasındaki ilişkilerin sıradan diplomatik temasların ötesinde olduğunu söyledi. Üstel, "Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımızın her ziyareti, bizim açımızdan sıradan diplomatik temaslar değildir. Her ziyaret, iki devlet arasındaki güçlü iş birliğinin, ortak hedeflerimizin ve sarsılmaz kardeşliğimizin yeni bir adımıdır. Çünkü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki ilişkiler, hayati ilişkilerdir" dedi.
İki ülkenin ortak tarih, kültür ve gelecek birliğine sahip olduğunu ifade eden Üstel, hükümet olarak göreve geldikleri ilk günden itibaren geleceği planlayan bir anlayışla hareket ettiklerini belirtti. Sağlık alanında Yeni Lefkoşa Devlet Hastanesi ile Karpaz Pamuklu Hastanesi projelerinin sürdüğünü, Girne ve Güzelyurt Devlet Hastanelerinin tamamlanarak hizmete açıldığını kaydeden Üstel, ülke genelinde yeni sağlık merkezlerinin inşa edildiğini ve mevcut sağlık altyapısının güçlendirildiğini söyledi. Eğitim, ulaşım, sosyal konut ve üretime yönelik yatırımların devam ettiğini belirten Üstel, tüm bu projelerin Anavatan Türkiye ile yürütülen güçlü iş birliği sayesinde hayata geçirildiğini ifade etti.
"Enerji alanında yüzyılın en büyük projelerinden biri olacak"
Başbakan Üstel, ortak ziyaretin en önemli gündem maddesinin Türkiye-KKTC Doğal Gaz Boru Hattı Kurulmasına İlişkin Mutabakat Zaptı olduğunu belirterek, "Bugün imzalanacak Türkiye-KKTC Doğal Gaz Boru Hattı Kurulmasına İlişkin Mutabakat Zaptı, ülkemiz açısından tarihi bir dönüm noktasıdır. Bu mutabakat zaptı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin gelecek yüzyılını şekillendirecek stratejik bir vizyonun ilk adımıdır. Nasıl ki Asrın Su Projesi ülkemizin kalkınma tarihinde yeni bir sayfa açtıysa, bugün imzalayacağımız doğal gaz boru hattı projesi de enerji alanında yüzyılın en büyük projelerinden biri olacaktır" dedi.
Enerjinin yalnızca ekonomik değil aynı zamanda ulusal güvenlik, kalkınma, üretim, rekabet gücü ve sürdürülebilir büyüme anlamına geldiğini vurgulayan Üstel, doğal gazın KKTC’ye ulaştırılmasıyla birlikte elektrik üretim maliyetlerinin düşeceğini, enerji arz güvenliğinin güçleneceğini, sanayinin rekabet gücünün artacağını ve turizm sektörünün daha güçlü bir altyapıya kavuşacağını söyledi. Üstel, Türkiye’den kablo ile elektrik getirilmesine yönelik enterkonnekte sistem çalışmalarının da kararlılıkla sürdüğünü belirterek, hedeflerinin enerji güvenliğini güçlendirmek ve yenilenebilir enerji yatırımlarını artırmak olduğunu ifade etti.
KKTC’de orman yangınlarına hazır
İklim değişikliğinin etkilerine de değinen Üstel, Türkiye Cumhuriyeti ile yürütülen iş birliği kapsamında 2026 yılı yangın sezonu boyunca görev yapmak üzere bir yangın söndürme helikopterinin KKTC’de konuşlandırıldığını, helikopterin su ihtiyacını karşılayabilmesi amacıyla Ulukışla ve Dikmen’de iki büyük su alma havuzunun hizmete alındığını söyledi. Orman Dairesi’nin 205 kişilik Yangın Hazır Kuvvet Ekibi ile yangın sezonuna hazır olduğunu belirten Üstel, yangınlarla mücadelede toplumun tüm kesimlerinin sorumluluk taşıdığına dikkat çekerek vatandaşları daha dikkatli olmaya çağırdı.
"Artık geçmişte defalarca denenmiş ve başarısız olmuş çözüm modellerini değil, iki devletli çözüm vizyonunu kararlılıkla savunuyoruz"
İktisadi ve Mali İşbirliği Protokolleri sayesinde sağlık, eğitim, ulaşım, tarım, turizm, dijital dönüşüm ve enerji alanlarında önemli yatırımların sürdüğünü ifade eden Üstel, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün vazgeçilmez milli politika olduğunu vurguladı. Üstel, "Artık geçmişte defalarca denenmiş ve başarısız olmuş çözüm modellerini değil, iki devletli çözüm vizyonunu kararlılıkla savunuyoruz" dedi.
Devam eden projelerin görüşmelerde değerlendirileceğini ve yeni yatırım alanlarının ele alınacağını belirten Üstel, "İnanıyorum ki bugün imzalayacağımız doğal gaz mutabakat zaptı başta olmak üzere alınacak kararlar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kalkınma yolculuğunda yeni bir dönemin başlangıcı olacaktır" ifadelerini kullandı.
"Bugün de hem ilerlemeleri değerlendirmek hem de geleceğe dönük çok önemli bazı adımlar atmak üzere buradayız"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz ise, yaptığı açıklamada, en son Ramazan ayında KKTC’de bulunduğunu hatırlatarak, ziyaretler arasında uzun bir süre geçtiğini belirtti. Önceki ziyaretinde Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Başbakan Ünal Üstel ve farklı KKTC makamlarıyla görüşmeler yaptığını söyleyen Yılmaz, "Daha önceki ziyaretimizde de Cumhurbaşkanı Sayın Tufan Erhürman, Başbakan Sayın Ünal Üstel ve çeşitli KKTC makamlarıyla görüşmelerimiz olmuş, farklı konuları ve yol haritalarımızı değerlendirme imkânı bulmuştuk" dedi.
Ziyaret kapsamında hem devam eden çalışmaların değerlendirileceğini hem de geleceğe yönelik yeni adımların ele alınacağını belirten Yılmaz, "Bugün de hem ilerlemeleri değerlendirmek hem de geleceğe dönük çok önemli bazı adımlar atmak üzere buradayız. Bugünkü ziyaretimiz vesilesiyle yine Sayın Cumhurbaşkanı ve Sayın Başbakan ile görüşmelerimiz olacak. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kalkınmasını ve ilerlemesini destekleyecek, Türkiye Yüzyılı’nda hem Türkiye Cumhuriyeti’ni hem Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni daha üst noktalara taşıyacak meseleleri ele alma imkânı bulmuş olacağız" dedi.
"Doğal gaz projesinde kararımızı verdik, somut adımları birer birer atacağız"
İklim değişikliğinin etkileriyle orman yangınlarının daha büyük ve yapısal bir sorun haline geldiğini ifade eden Yılmaz, Akdeniz bölgesinin iklim değişikliğinden en fazla etkilenen bölgelerden biri olduğuna dikkat çekti. Yılmaz, "İklim değişikliğinin etkileriyle birlikte orman yangınları bugün daha büyük bir sorun haline gelmiş durumda. Bir yıllık bir mesele değil, kısa vadeli değil, yapısal bir mesele. Akdeniz de bundan en fazla etkilenen bölgelerden" ifadelerini kullandı.
Yangınlarla mücadelede öncelikle risklerin azaltılması gerektiğini belirten Yılmaz, "Dolayısıyla yangınlar artık daha farklı tedbirlerle bakmamız gereken bir konu. Yangına sebep olan hususları iyi takip edip riskleri azaltmamız lazım" dedi.
Yangın çıkması halinde erken müdahalenin hayati önem taşıdığını vurgulayan Yılmaz, "Bütün bu çabalara rağmen bir yangın çıktığında da en erken şekilde yangına müdahale edilmesi lazım. Çünkü zaman burada en kritik unsur. Ne kadar erken müdahale ederseniz o kadar çabuk bir şekilde sorunu halletme imkânı bulursunuz" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin yangınlarla mücadelede KKTC’nin yanında olduğunu belirten Yılmaz, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya teşekkür ederek, "Bu anlayışla biz de Anavatan olarak sizlerin yanındayız. Tarım Bakanımız İbrahim Yumaklı Bey’e huzurunuzda çok teşekkür ediyorum" dedi.
Yumaklı ve ekibinin daha önce hayvan hastalıkları, narenciye üretimi ve uzun vadeli tarımsal planlama çalışmalarında KKTC’ye önemli katkılar sunduğunu ifade eden Yılmaz, "Geçmişte gerek hayvan hastalıklarında gerek narenciyede ortaya çıkan sorunlarda, kardeşlerimizin sorunlarının çözümünde ve uzun vadeli tarımsal planlama çalışmalarında çok kıymetli ekibiyle birlikte katkıları oldu" ifadelerini kullandı.
"Asrın Projesi ile içme suyu meselesi çözüldü"
Asrın Su Projesi ile KKTC’nin içme suyu sorununun çözüldüğünü belirten Yılmaz, Türkiye’den gelen suyun tarımsal sulamada kullanılması için yürütülen çalışmalara da değindi. Yılmaz, "Bugün de tabii suyla ilgili, dediğiniz gibi, Asrın Projesi ile içme suyu meselesi çözüldü. Şimdi sulama suyu olarak bu suyu değerlendirme konusunda çok güzel çalışmalar var" dedi.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın Mesarya Ovası’ndaki sulama çalışmalarını yerinde inceleyeceğini belirten Yılmaz, "Bakanımız da bugün inşallah Mesarya Ovası’nda o çalışmaları yerinde incelemiş olacak. Diğer konulardaki çalışmaları da yerinde görecek" dedi.
"Yangına hızlı müdahale edecek bir helikopterimizi burada görevlendiriyoruz"
Yangın sezonu boyunca görev yapmak üzere bir yangın söndürme helikopterinin KKTC’de konuşlandırıldığını açıklayan Yılmaz, "Bugün bir taraftan da yangınla ilgili çok güzel bir gelişme sağlıyoruz. Yangına hızlı müdahale edecek bir helikopterimizi burada görevlendiriyoruz" ifadelerini kullandı. Helikoptere ihtiyaç duyulmamasını temenni ettiklerini belirten Yılmaz, "İnşallah hiç ihtiyaç olmaz, hiç kullanılmaz. Bunu temenni ediyoruz. Ama ihtiyaç olduğunda da en etkin şekilde yangına müdahale edeceğine inanıyoruz" dedi.
Tarım alanında master plan ve tarım ekosistemini geliştirmeye yönelik çalışmalar yürütüldüğünü belirten Yılmaz, Güzelyurt Soğuk Hava Deposu ve entegre tesislerine ilişkin de açıklamalarda bulundu. Yılmaz, "Diğer taraftan tarımla ilgili de dediğim gibi master plan çalışmaları, tarım ekosistemini geliştiren çalışmalar yapılıyor. Tarımla ilgili yine son dönemde Güzelyurt Soğuk Hava Deposu ve entegre tesisleri yapıldı, biliyorsunuz" dedi.
Tesisin tamamlandığını ve resmi açılışının daha sonra gerçekleştirileceğini söyleyen Yılmaz, "Bugün oraya gidip yerinde incelemiş olacağız. Tamamlandı ama resmi açılışını da uygun bir zamanda yaparız inşallah, hep birlikte" ifadelerini kullandı. Güzelyurt Soğuk Hava Deposu’nun modern ve uluslararası standartlarda bir tesis olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Çok güzel bir tesis oldu. Güneş enerjisiyle çalışan, modern, gerçekten uluslararası standartlarda bir tesis oldu" dedi.
Depolama kapasitesindeki yetersizliğin Kıbrıs tarımının en önemli eksikliklerinden biri olduğunu ifade eden Yılmaz, "Depolama kapasitesinin yetersizliği Kıbrıs tarımının büyük bir eksiğiydi. Bu da çiftçilerimize yansıyordu. Şimdi Kıbrıs çiftçisi için çok güzel bir altyapı oluşmuş oldu. Güzelyurt bölgemizde gidip onu hep birlikte ziyaret edeceğiz" dedi.
Ziyaretin en önemli gündem maddesinin doğal gaz projesi olduğunu belirten Yılmaz, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın da heyette yer aldığını söyledi. Yılmaz, "Ancak bugüne damgasını vurması gereken proje tabii doğal gaz projesi. Enerji Bakanımız Sayın Alparslan Bayraktar Bey de burada" ifadelerini kullandı. Doğal gaz anlaşmasının Başbakan Ünal Üstel ile imzalanacağını belirten Yılmaz, "Bugün Sayın Başbakan ile inşallah öğleden sonra, hayırlı bir günde, bir cuma gününde bu anlaşmayı imzalayacağız. Orada bu tarihi projeyle ilgili daha teferruatlı bilgi vereceğiz" ifadelerini kullandı. Doğal gaz projesi üzerinde uzun süredir çalışıldığını belirten Yılmaz, "Sadece şunu söyleyeyim; bu konu uzun süredir üzerinde çalıştığımız, hep birlikte kafa yorduğumuz bir konu. Geldiğimiz noktada artık kararımızı vermiş durumdayız. Önümüzdeki süreçte somut adımları da birer birer atacağız inşallah" dedi.
"Daha nitelikli, kesintiye uğramayan ve daha ucuz enerji, halkın ihtiyacı açısından çok önemli"
Enerjinin kalkınmanın en kritik unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Yılmaz, Başbakan Üstel’in de enerjinin taşıdığı önemi detaylı şekilde anlattığını söyledi. Yılmaz, "Enerji, kalkınmada en kritik husus. Az önce Sayın Başbakan gayet güzel izah etti enerjinin ne kadar büyük bir anlam taşıdığını" ifadelerini kullandı. Enerjinin halkın günlük yaşamı açısından da önemli olduğunu belirten Yılmaz, "Bir taraftan da halkın gündelik yaşamı açısından çok önemli. Daha nitelikli, kesintiye uğramayan ve daha ucuz enerji, halkın ihtiyacı açısından da çok önemli." dedi.
Doğal gaz projesinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda hayata geçirileceğini belirten Yılmaz, "Bu tarihi projeye de inşallah hep birlikte imza atacağız. Burada Sayın Cumhurbaşkanımızın tabii ortaya koyduğu vizyonla, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne dönük yaklaşımla birlikte bu önemli projeyi, bu tarihi projeyi de hayata geçireceğiz" ifadelerini kullandı.
Asrın Su Projesi’nin Türkiye ile KKTC arasında önemli bir bağ oluşturduğunu belirten Yılmaz, enerji projesinin de benzer bir rol üstleneceğini söyledi. Yılmaz, "Nasıl ki su projesi büyük bir değişime ve dönüşüme yol açtıysa, enerji de aynı şekilde, benzer şekilde inşallah devletlerimiz ve ülkelerimiz arasında sarsılmaz bir bağ oluşturmada çok büyük bir rol oynayacak. Detaylarını inşallah imza töreninde öğleden sonra konuşacağız. Sayın Bakanımız da orada mutlaka daha detaylı bilgiler verecektir" ifadelerini kullandı.
"Elimizdeki tüm imkanlarla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ve Kıbrıs Türk halkının yanındayız"
Türkiye’nin nihai hedefinin KKTC’yi Doğu Akdeniz’in çekim merkezi haline getirmek olduğunu söyleyen Yılmaz, "Anavatan ve garantör Türkiye’nin nihai hedefi; KKTC’yi eğitim ve sağlık imkânlarıyla, teknolojik altyapısıyla, üniversiteleriyle, AR-GE ve bilişim merkezleriyle Doğu Akdeniz’in bir çekim merkezi haline getirmektir" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin tüm imkanlarıyla KKTC’nin yanında olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Bu çerçevede ne gerekiyorsa, elimizdeki tüm imkânlarla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ve Kıbrıs Türk halkının yanındayız. Yanında olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
"Türkiye’deki bu zirveyle birlikte savunma sanayisi de NATO zirvelerinin resmi bir parçası haline gelmiş oldu"
Ankara’da düzenlenen 36’ncı NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ne de değinen Yılmaz, zirvenin kritik bir dönemde gerçekleştirildiğini ve önemli kararlara sahne olduğunu belirtti. Yılmaz, "Ankara bugünlerde çok önemli bir toplantıya ev sahipliği yaptı. 36’ncı NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi Ankara’da gerçekleştirildi. 32 müttefik devlet ve hükümet başkanı, yine misafir devlet ve hükümet başkanları vardı. Ayrıca yaklaşık 100 bakanı ülkemizde ağırladık" dedi.
Zirvenin Türkiye’nin uluslararası konumunu ve etkinliğini göstermesi açısından önemli olduğunu ifade eden Yılmaz, "Çok kritik bir dönemde Türkiye’de bu zirve gerçekleştirildi. Sayın Cumhurbaşkanımızın ev sahipliğinde gerçekten çok önemli kararların alındığı, çok başarılı bir zirve gerçekleşmiş oldu. Bu zirve aynı zamanda Türkiye’nin uluslararası alanda geldiği konumu ve etkinliğini göstermesi bakımından da kıymetli bir zirve oldu diye inanıyorum" ifadelerini kullandı.
Savunma sanayisinin NATO zirvelerinin resmi bir parçası haline geldiğini belirten Yılmaz, "Bugüne kadar savunma sanayisi NATO zirvelerinin resmi bir parçası değildi, bir yan etkinlikti. Bu vesileyle artık Türkiye’deki bu zirveyle birlikte savunma sanayisi de NATO zirvelerinin resmi bir parçası haline gelmiş oldu" dedi.
Türkiye’nin NATO’nun ikinci büyük kara ordusuna sahip olduğunu ve savunma sanayisinde büyük bir dönüşüm yaşadığını ifade eden Yılmaz, "NATO’nun ikinci büyük kara ordusuna sahip bir ülke olarak, savunma sanayisinde adeta bir devrim yapmış bir ülke olarak Türkiye, bütün bu çalışmalarda öne çıkan bir ülke oldu. Hepimizi de gururlandıran bir tablo oluştu" ifadelerini kullandı. Türkiye’yi savunma sanayisi ihracatında ilk 10 ülke arasında görmeyi hedeflediklerini belirten Yılmaz, "İnşallah önümüzdeki dönemde Türkiye’yi 10 büyük ihracatçı arasında görmek istiyoruz. Şu anda 11’inci ülke konumundayız ihracatta" dedi.
"Bugünkü dünyadaki gelişmeleri Sayın Cumhurbaşkanımız çok önceden gördü"
Bu başarının güçlü siyasi iradenin sonucu olduğunu belirten Yılmaz, "Bütün bunlar nasıl başarıldı? Tesadüfen değil elbette, güçlü bir siyasi iradeyle" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dünyadaki gelişmeleri yıllar öncesinden gördüğünü ifade eden Yılmaz, "Bugünkü dünyadaki gelişmeleri Sayın Cumhurbaşkanımız çok önceden gördü ve Türkiye bugün yola erken çıkmanın avantajını yaşıyor. Biz 20 yıl önceden başladık bu çalışmalara. Avrupa tabiri caizse yeni uyanıyor. Yeni yeni bu konulara önem vermeye ve ağırlık vermeye başladılar" dedi.
Türkiye’nin bölgesel ve küresel barış için sorumluluk üstlenmeye devam edeceğini belirten Yılmaz, "İnşallah önümüzdeki dönemde hem bölgemizin hem küresel barışın sağlanmasında Türkiye yine sorumlu, barıştan yana, diplomasiden yana güçlü bir ülke olarak sorumluluklarını yerine getirmeye devam edecektir. NATO Zirvesi’nin de hayırlı olmasını tekrar diliyorum" dedi.
Kıbrıs meselesinin en gerçekçi çözümünün adada iki devletin yan yana var olması olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne bu ziyaretimiz vesilesiyle bir kez daha şunu da ifade etmek istiyorum. Kıbrıs meselesinin en gerçekçi çözümü, adada iki devletin yan yana var olmasından geçmektedir. Bunu çok açık ve net bir şekilde ifade ediyoruz" dedi.
Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesi gerektiğini belirten Yılmaz, "Kıbrıs Türk halkının özden gelen hakları olan egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü kabul edilmelidir. Kıbrıs Türk halkının maruz bırakıldığı insanlık dışı yaptırımlar ve izolasyonlar ortadan kaldırılmalıdır" ifadelerini kullandı. İki egemen ve eşit devlet temelinde ortak projelerin geliştirilebileceğini belirten Yılmaz, "Bununla birlikte, iki egemen ve eşit devlet temelinde; başta kuraklık, iklim değişikliği, tarım ve enerji olmak üzere ortak geleceğimizi ilgilendiren alanlarda iş birliği yapılması ve ortak projeler geliştirilmesi elbette her zaman mümkündür. Biz de bunu destekliyoruz" dedi.
Bu tür iş birliklerinin adanın istikrarına ve refahına katkı sağlayacağını ifade eden Yılmaz, "Halklarımızın ortak yararlarına hizmet edecek bu tür iş birlikleri, adanın istikrarına, refahına ve geleceğine katkı sağlayacaktır" ifadelerini kullandı. Adadaki gerçekleri görmezden gelen çözüm girişimlerinin sonuç üretmeyeceğini belirten Yılmaz, "Ancak Kıbrıs meselesinde adadaki gerçekleri göz ardı eden çabaların bugüne kadar bir sonuç getirmediği, bundan sonra da getirmeyeceği bilinmelidir" dedi.
Türkiye ile KKTC arasındaki iş birliğinin kararlılıkla sürdürüleceğini vurgulayan Yılmaz, "Kıbrıs Türk halkının huzuru, güvenliği ve refahı için yürüttüğümüz iş birliğini bundan sonra da aynı kararlılıkla sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.
"Yok hükmünde bir karar olarak görüyoruz"
Avrupa Parlamentosu’nun Kıbrıs kararına tepki gösteren Yılmaz, "Bu vesileyle Avrupa Parlamentosu’nda dün bir karar alındı. Onunla ilgili de küçük bir yorumda bulunmak isterim. Biz bu kararı elbette ki hiçbir şekilde tanımıyoruz. Yok hükmünde bir karar olarak görüyoruz. Avrupa Parlamentosu maalesef Rum kesiminin propagandalarına alet edilmiştir. Hiçbir temeli olmayan bu karar ve bu iddialar bizim nazarımızda hiçbir kıymete sahip değildir" ifadelerini kullandı.
Kararın Türkiye veya KKTC’ye zarar vermeyeceğini belirten Yılmaz, "Bunlar ne Türkiye Cumhuriyeti’ne ne Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne zarar verir. Ama Avrupa Parlamentosu’nun itibarını azaltır, düşürür" dedi.
"EOKA çetelerinin yaptığı mezalimi unutmadık"
Avrupa Parlamentosu’nun Rum tarafı ve bazı lobilerin çalışmalarına karşı dikkatli olması gerektiğini belirten Yılmaz, "Avrupa Parlamentosu böyle oyunlara gelmemelidir. Rum kesiminin ve birtakım lobilerin, onun da arkasında olan birtakım lobilerin yaptığı bu çalışmaların tuzağına düşmemelidir" ifadelerini kullandı. 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nın üzerinden yaklaşık 52 yıl geçtiğini belirten Yılmaz, Barış Harekatı sonrasında adada huzur ve güven ortamının oluştuğunu ifade ederek, "Bütün bu süreçte ada huzur içinde, barış içinde. Sadece Türk tarafı değil, Rum tarafı da bu güvenli ortamda kalkındı, gelişti, demokrasisini güçlendirdi. Dolayısıyla silahlı kuvvetlerimizin buraya yaptığı Barış Harekatı, tüm adaya fayda sağlamıştır. Tüm adaya huzur getirmiştir" dedi.
"Popülist söylemlerle, gündelik polemiklerle bu işlere bakarlarsa çok büyük yanlışlar yapmış olurlar"
1974 öncesinde yaşanan olaylara işaret eden Yılmaz, "Daha öncesindeki dönemi de çok iyi biliyoruz. Nikos Sampson’un darbesini unutmadık. EOKA çetelerinin yaptığı mezalimi unutmadık" ifadelerini kullandı. Avrupa Parlamentosu’na tarihi gerçeklere bakma çağrısı yapan Yılmaz, "Dolayısıyla Avrupa Parlamentosu biraz tarihe baksın. Popülist söylemlerle, gündelik polemiklerle bu işlere bakarlarsa çok büyük yanlışlar yapmış olurlar" dedi.
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Kıbrıs’a uluslararası hukuk çerçevesinde ve garantörlük hakkına dayanarak geldiğini belirten Yılmaz, "O dönem Türk Silahlı Kuvvetleri, uluslararası hukuk çerçevesinde garantör ve Anavatan Türkiye olarak Kıbrıs’a geldi. Meşru bir şekilde, hukuki bir şekilde bu süreçler gerçekleşti" ifadelerini kullandı. Harekat sonrasında adada güven ortamı oluştuğunu belirten Yılmaz, "O gün bugündür, dediğim gibi, adada bir huzur ve güven ortamı var. Güvenin olmadığı yerde, güvenliğin olmadığı yerde kalkınma da olmaz, demokrasi de olmaz" ifadelerini kullandı.
"Önce Gazze’de yaşanan soykırıma baksınlar"
Avrupa Parlamentosu’nun Gazze’de yaşananlara odaklanması gerektiğini savunan Yılmaz, "Bugün Avrupa Parlamentosu’nda bu tür polemikler yapanlar önce İsrail’de, Gazze’de yaşanan soykırıma baksınlar. Eğer kınanacak bir şey arıyorlarsa, dünyaya siyasi bir tavır ortaya koymak istiyorlarsa, ciddi bir şekilde parlamenter çalışma yapmak istiyorlarsa Gazze’de yaşanan ve tüm dünyanın gözleri önünde gerçekleşen soykırıma baksınlar" ifadelerini kullandı.
Rum yönetimi ile İsrail hükümeti arasındaki ilişkilere dikkat çeken Yılmaz, "O soykırımdan dolayı uluslararası mahkemelerde yargılanmakta olan Netanyahu hükümetiyle Rum kesiminin ilişkisine baksınlar. Nasıl yan yana durduklarına baksınlar" dedi.
"Neler yaşadıklarını, ne tür sıkıntılar yaşadıklarını en iyi Kıbrıs Türkleri biliyor"
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 1974’te gerçekleştirdiği harekatın Kıbrıs Türk halkının güvenliği açısından önemine vurgu yapan Yılmaz, "Türk Silahlı Kuvvetleri 1974 yılında bu harekatı yapmamış olsa bugün Kıbrıs Türkleri, Gazzeli kardeşlerimizin yaşadıklarını yaşayabilirdi" ifadelerini kullandı. Kıbrıs Türk halkının geçmişte yaşananları en iyi bilen taraf olduğunu belirten Yılmaz, "Neler yaşadıklarını, ne tür sıkıntılar yaşadıklarını en iyi Kıbrıs Türkleri biliyor" dedi.
Avrupa Parlamentosu kararını tanımadıklarını yineleyen Yılmaz, "Dolayısıyla burada bu kararı hiçbir şekilde tanımadığımızı, kabul etmediğimizi bir kez daha ifade etmek istiyorum. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nın yaptığı açıklamaya, yine Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasına harfiyen katıldığımızı ifade etmek istiyorum" dedi.
Türkiye ile KKTC’nin yoluna birlikte devam edeceğini vurgulayan Yılmaz, "Kim ne derse desin, biz güçlü bir ülke olarak, iki kardeş ülke olarak, ana vatan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak yolumuza devam edeceğiz. Nasıl son 50 yılda bu ilerlemeleri sağladıysak, Türkiye Yüzyılı’nda, aynı zamanda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yüzyılında ileriye gitmeye devam edeceğiz diyorum. Bugün yapacağımız tüm çalışmaların hayırlı olmasını diliyor, bu güzel karşılama ve misafirperverlik için de hepinize teşekkür ediyorum" dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, KKTC’de temaslarına devam ediyor. Yılmaz, Ercan Havalimanı’nda KKTC Başbakanı Ünal Üstel ile bir araya geldi. Üstel ve Yılmaz, ortak basın toplantısı düzenledi. Başbakan Üstel, Türkiye ile KKTC arasındaki ilişkilerin sıradan diplomatik temasların ötesinde olduğunu söyledi. Üstel, "Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımızın her ziyareti, bizim açımızdan sıradan diplomatik temaslar değildir. Her ziyaret, iki devlet arasındaki güçlü iş birliğinin, ortak hedeflerimizin ve sarsılmaz kardeşliğimizin yeni bir adımıdır. Çünkü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki ilişkiler, hayati ilişkilerdir" dedi.
İki ülkenin ortak tarih, kültür ve gelecek birliğine sahip olduğunu ifade eden Üstel, hükümet olarak göreve geldikleri ilk günden itibaren geleceği planlayan bir anlayışla hareket ettiklerini belirtti. Sağlık alanında Yeni Lefkoşa Devlet Hastanesi ile Karpaz Pamuklu Hastanesi projelerinin sürdüğünü, Girne ve Güzelyurt Devlet Hastanelerinin tamamlanarak hizmete açıldığını kaydeden Üstel, ülke genelinde yeni sağlık merkezlerinin inşa edildiğini ve mevcut sağlık altyapısının güçlendirildiğini söyledi. Eğitim, ulaşım, sosyal konut ve üretime yönelik yatırımların devam ettiğini belirten Üstel, tüm bu projelerin Anavatan Türkiye ile yürütülen güçlü iş birliği sayesinde hayata geçirildiğini ifade etti.
"Enerji alanında yüzyılın en büyük projelerinden biri olacak"
Başbakan Üstel, ortak ziyaretin en önemli gündem maddesinin Türkiye-KKTC Doğal Gaz Boru Hattı Kurulmasına İlişkin Mutabakat Zaptı olduğunu belirterek, "Bugün imzalanacak Türkiye-KKTC Doğal Gaz Boru Hattı Kurulmasına İlişkin Mutabakat Zaptı, ülkemiz açısından tarihi bir dönüm noktasıdır. Bu mutabakat zaptı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin gelecek yüzyılını şekillendirecek stratejik bir vizyonun ilk adımıdır. Nasıl ki Asrın Su Projesi ülkemizin kalkınma tarihinde yeni bir sayfa açtıysa, bugün imzalayacağımız doğal gaz boru hattı projesi de enerji alanında yüzyılın en büyük projelerinden biri olacaktır" dedi.
Enerjinin yalnızca ekonomik değil aynı zamanda ulusal güvenlik, kalkınma, üretim, rekabet gücü ve sürdürülebilir büyüme anlamına geldiğini vurgulayan Üstel, doğal gazın KKTC’ye ulaştırılmasıyla birlikte elektrik üretim maliyetlerinin düşeceğini, enerji arz güvenliğinin güçleneceğini, sanayinin rekabet gücünün artacağını ve turizm sektörünün daha güçlü bir altyapıya kavuşacağını söyledi. Üstel, Türkiye’den kablo ile elektrik getirilmesine yönelik enterkonnekte sistem çalışmalarının da kararlılıkla sürdüğünü belirterek, hedeflerinin enerji güvenliğini güçlendirmek ve yenilenebilir enerji yatırımlarını artırmak olduğunu ifade etti.
KKTC’de orman yangınlarına hazır
İklim değişikliğinin etkilerine de değinen Üstel, Türkiye Cumhuriyeti ile yürütülen iş birliği kapsamında 2026 yılı yangın sezonu boyunca görev yapmak üzere bir yangın söndürme helikopterinin KKTC’de konuşlandırıldığını, helikopterin su ihtiyacını karşılayabilmesi amacıyla Ulukışla ve Dikmen’de iki büyük su alma havuzunun hizmete alındığını söyledi. Orman Dairesi’nin 205 kişilik Yangın Hazır Kuvvet Ekibi ile yangın sezonuna hazır olduğunu belirten Üstel, yangınlarla mücadelede toplumun tüm kesimlerinin sorumluluk taşıdığına dikkat çekerek vatandaşları daha dikkatli olmaya çağırdı.
"Artık geçmişte defalarca denenmiş ve başarısız olmuş çözüm modellerini değil, iki devletli çözüm vizyonunu kararlılıkla savunuyoruz"
İktisadi ve Mali İşbirliği Protokolleri sayesinde sağlık, eğitim, ulaşım, tarım, turizm, dijital dönüşüm ve enerji alanlarında önemli yatırımların sürdüğünü ifade eden Üstel, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün vazgeçilmez milli politika olduğunu vurguladı. Üstel, "Artık geçmişte defalarca denenmiş ve başarısız olmuş çözüm modellerini değil, iki devletli çözüm vizyonunu kararlılıkla savunuyoruz" dedi.
Devam eden projelerin görüşmelerde değerlendirileceğini ve yeni yatırım alanlarının ele alınacağını belirten Üstel, "İnanıyorum ki bugün imzalayacağımız doğal gaz mutabakat zaptı başta olmak üzere alınacak kararlar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kalkınma yolculuğunda yeni bir dönemin başlangıcı olacaktır" ifadelerini kullandı.
"Bugün de hem ilerlemeleri değerlendirmek hem de geleceğe dönük çok önemli bazı adımlar atmak üzere buradayız"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz ise, yaptığı açıklamada, en son Ramazan ayında KKTC’de bulunduğunu hatırlatarak, ziyaretler arasında uzun bir süre geçtiğini belirtti. Önceki ziyaretinde Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Başbakan Ünal Üstel ve farklı KKTC makamlarıyla görüşmeler yaptığını söyleyen Yılmaz, "Daha önceki ziyaretimizde de Cumhurbaşkanı Sayın Tufan Erhürman, Başbakan Sayın Ünal Üstel ve çeşitli KKTC makamlarıyla görüşmelerimiz olmuş, farklı konuları ve yol haritalarımızı değerlendirme imkânı bulmuştuk" dedi.
Ziyaret kapsamında hem devam eden çalışmaların değerlendirileceğini hem de geleceğe yönelik yeni adımların ele alınacağını belirten Yılmaz, "Bugün de hem ilerlemeleri değerlendirmek hem de geleceğe dönük çok önemli bazı adımlar atmak üzere buradayız. Bugünkü ziyaretimiz vesilesiyle yine Sayın Cumhurbaşkanı ve Sayın Başbakan ile görüşmelerimiz olacak. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kalkınmasını ve ilerlemesini destekleyecek, Türkiye Yüzyılı’nda hem Türkiye Cumhuriyeti’ni hem Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni daha üst noktalara taşıyacak meseleleri ele alma imkânı bulmuş olacağız" dedi.
"Doğal gaz projesinde kararımızı verdik, somut adımları birer birer atacağız"
İklim değişikliğinin etkileriyle orman yangınlarının daha büyük ve yapısal bir sorun haline geldiğini ifade eden Yılmaz, Akdeniz bölgesinin iklim değişikliğinden en fazla etkilenen bölgelerden biri olduğuna dikkat çekti. Yılmaz, "İklim değişikliğinin etkileriyle birlikte orman yangınları bugün daha büyük bir sorun haline gelmiş durumda. Bir yıllık bir mesele değil, kısa vadeli değil, yapısal bir mesele. Akdeniz de bundan en fazla etkilenen bölgelerden" ifadelerini kullandı.
Yangınlarla mücadelede öncelikle risklerin azaltılması gerektiğini belirten Yılmaz, "Dolayısıyla yangınlar artık daha farklı tedbirlerle bakmamız gereken bir konu. Yangına sebep olan hususları iyi takip edip riskleri azaltmamız lazım" dedi.
Yangın çıkması halinde erken müdahalenin hayati önem taşıdığını vurgulayan Yılmaz, "Bütün bu çabalara rağmen bir yangın çıktığında da en erken şekilde yangına müdahale edilmesi lazım. Çünkü zaman burada en kritik unsur. Ne kadar erken müdahale ederseniz o kadar çabuk bir şekilde sorunu halletme imkânı bulursunuz" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin yangınlarla mücadelede KKTC’nin yanında olduğunu belirten Yılmaz, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya teşekkür ederek, "Bu anlayışla biz de Anavatan olarak sizlerin yanındayız. Tarım Bakanımız İbrahim Yumaklı Bey’e huzurunuzda çok teşekkür ediyorum" dedi.
Yumaklı ve ekibinin daha önce hayvan hastalıkları, narenciye üretimi ve uzun vadeli tarımsal planlama çalışmalarında KKTC’ye önemli katkılar sunduğunu ifade eden Yılmaz, "Geçmişte gerek hayvan hastalıklarında gerek narenciyede ortaya çıkan sorunlarda, kardeşlerimizin sorunlarının çözümünde ve uzun vadeli tarımsal planlama çalışmalarında çok kıymetli ekibiyle birlikte katkıları oldu" ifadelerini kullandı.
"Asrın Projesi ile içme suyu meselesi çözüldü"
Asrın Su Projesi ile KKTC’nin içme suyu sorununun çözüldüğünü belirten Yılmaz, Türkiye’den gelen suyun tarımsal sulamada kullanılması için yürütülen çalışmalara da değindi. Yılmaz, "Bugün de tabii suyla ilgili, dediğiniz gibi, Asrın Projesi ile içme suyu meselesi çözüldü. Şimdi sulama suyu olarak bu suyu değerlendirme konusunda çok güzel çalışmalar var" dedi.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın Mesarya Ovası’ndaki sulama çalışmalarını yerinde inceleyeceğini belirten Yılmaz, "Bakanımız da bugün inşallah Mesarya Ovası’nda o çalışmaları yerinde incelemiş olacak. Diğer konulardaki çalışmaları da yerinde görecek" dedi.
"Yangına hızlı müdahale edecek bir helikopterimizi burada görevlendiriyoruz"
Yangın sezonu boyunca görev yapmak üzere bir yangın söndürme helikopterinin KKTC’de konuşlandırıldığını açıklayan Yılmaz, "Bugün bir taraftan da yangınla ilgili çok güzel bir gelişme sağlıyoruz. Yangına hızlı müdahale edecek bir helikopterimizi burada görevlendiriyoruz" ifadelerini kullandı. Helikoptere ihtiyaç duyulmamasını temenni ettiklerini belirten Yılmaz, "İnşallah hiç ihtiyaç olmaz, hiç kullanılmaz. Bunu temenni ediyoruz. Ama ihtiyaç olduğunda da en etkin şekilde yangına müdahale edeceğine inanıyoruz" dedi.
Tarım alanında master plan ve tarım ekosistemini geliştirmeye yönelik çalışmalar yürütüldüğünü belirten Yılmaz, Güzelyurt Soğuk Hava Deposu ve entegre tesislerine ilişkin de açıklamalarda bulundu. Yılmaz, "Diğer taraftan tarımla ilgili de dediğim gibi master plan çalışmaları, tarım ekosistemini geliştiren çalışmalar yapılıyor. Tarımla ilgili yine son dönemde Güzelyurt Soğuk Hava Deposu ve entegre tesisleri yapıldı, biliyorsunuz" dedi.
Tesisin tamamlandığını ve resmi açılışının daha sonra gerçekleştirileceğini söyleyen Yılmaz, "Bugün oraya gidip yerinde incelemiş olacağız. Tamamlandı ama resmi açılışını da uygun bir zamanda yaparız inşallah, hep birlikte" ifadelerini kullandı. Güzelyurt Soğuk Hava Deposu’nun modern ve uluslararası standartlarda bir tesis olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Çok güzel bir tesis oldu. Güneş enerjisiyle çalışan, modern, gerçekten uluslararası standartlarda bir tesis oldu" dedi.
Depolama kapasitesindeki yetersizliğin Kıbrıs tarımının en önemli eksikliklerinden biri olduğunu ifade eden Yılmaz, "Depolama kapasitesinin yetersizliği Kıbrıs tarımının büyük bir eksiğiydi. Bu da çiftçilerimize yansıyordu. Şimdi Kıbrıs çiftçisi için çok güzel bir altyapı oluşmuş oldu. Güzelyurt bölgemizde gidip onu hep birlikte ziyaret edeceğiz" dedi.
Ziyaretin en önemli gündem maddesinin doğal gaz projesi olduğunu belirten Yılmaz, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın da heyette yer aldığını söyledi. Yılmaz, "Ancak bugüne damgasını vurması gereken proje tabii doğal gaz projesi. Enerji Bakanımız Sayın Alparslan Bayraktar Bey de burada" ifadelerini kullandı. Doğal gaz anlaşmasının Başbakan Ünal Üstel ile imzalanacağını belirten Yılmaz, "Bugün Sayın Başbakan ile inşallah öğleden sonra, hayırlı bir günde, bir cuma gününde bu anlaşmayı imzalayacağız. Orada bu tarihi projeyle ilgili daha teferruatlı bilgi vereceğiz" ifadelerini kullandı. Doğal gaz projesi üzerinde uzun süredir çalışıldığını belirten Yılmaz, "Sadece şunu söyleyeyim; bu konu uzun süredir üzerinde çalıştığımız, hep birlikte kafa yorduğumuz bir konu. Geldiğimiz noktada artık kararımızı vermiş durumdayız. Önümüzdeki süreçte somut adımları da birer birer atacağız inşallah" dedi.
"Daha nitelikli, kesintiye uğramayan ve daha ucuz enerji, halkın ihtiyacı açısından çok önemli"
Enerjinin kalkınmanın en kritik unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Yılmaz, Başbakan Üstel’in de enerjinin taşıdığı önemi detaylı şekilde anlattığını söyledi. Yılmaz, "Enerji, kalkınmada en kritik husus. Az önce Sayın Başbakan gayet güzel izah etti enerjinin ne kadar büyük bir anlam taşıdığını" ifadelerini kullandı. Enerjinin halkın günlük yaşamı açısından da önemli olduğunu belirten Yılmaz, "Bir taraftan da halkın gündelik yaşamı açısından çok önemli. Daha nitelikli, kesintiye uğramayan ve daha ucuz enerji, halkın ihtiyacı açısından da çok önemli." dedi.
Doğal gaz projesinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda hayata geçirileceğini belirten Yılmaz, "Bu tarihi projeye de inşallah hep birlikte imza atacağız. Burada Sayın Cumhurbaşkanımızın tabii ortaya koyduğu vizyonla, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne dönük yaklaşımla birlikte bu önemli projeyi, bu tarihi projeyi de hayata geçireceğiz" ifadelerini kullandı.
Asrın Su Projesi’nin Türkiye ile KKTC arasında önemli bir bağ oluşturduğunu belirten Yılmaz, enerji projesinin de benzer bir rol üstleneceğini söyledi. Yılmaz, "Nasıl ki su projesi büyük bir değişime ve dönüşüme yol açtıysa, enerji de aynı şekilde, benzer şekilde inşallah devletlerimiz ve ülkelerimiz arasında sarsılmaz bir bağ oluşturmada çok büyük bir rol oynayacak. Detaylarını inşallah imza töreninde öğleden sonra konuşacağız. Sayın Bakanımız da orada mutlaka daha detaylı bilgiler verecektir" ifadelerini kullandı.
"Elimizdeki tüm imkanlarla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ve Kıbrıs Türk halkının yanındayız"
Türkiye’nin nihai hedefinin KKTC’yi Doğu Akdeniz’in çekim merkezi haline getirmek olduğunu söyleyen Yılmaz, "Anavatan ve garantör Türkiye’nin nihai hedefi; KKTC’yi eğitim ve sağlık imkânlarıyla, teknolojik altyapısıyla, üniversiteleriyle, AR-GE ve bilişim merkezleriyle Doğu Akdeniz’in bir çekim merkezi haline getirmektir" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin tüm imkanlarıyla KKTC’nin yanında olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Bu çerçevede ne gerekiyorsa, elimizdeki tüm imkânlarla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ve Kıbrıs Türk halkının yanındayız. Yanında olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
"Türkiye’deki bu zirveyle birlikte savunma sanayisi de NATO zirvelerinin resmi bir parçası haline gelmiş oldu"
Ankara’da düzenlenen 36’ncı NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ne de değinen Yılmaz, zirvenin kritik bir dönemde gerçekleştirildiğini ve önemli kararlara sahne olduğunu belirtti. Yılmaz, "Ankara bugünlerde çok önemli bir toplantıya ev sahipliği yaptı. 36’ncı NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi Ankara’da gerçekleştirildi. 32 müttefik devlet ve hükümet başkanı, yine misafir devlet ve hükümet başkanları vardı. Ayrıca yaklaşık 100 bakanı ülkemizde ağırladık" dedi.
Zirvenin Türkiye’nin uluslararası konumunu ve etkinliğini göstermesi açısından önemli olduğunu ifade eden Yılmaz, "Çok kritik bir dönemde Türkiye’de bu zirve gerçekleştirildi. Sayın Cumhurbaşkanımızın ev sahipliğinde gerçekten çok önemli kararların alındığı, çok başarılı bir zirve gerçekleşmiş oldu. Bu zirve aynı zamanda Türkiye’nin uluslararası alanda geldiği konumu ve etkinliğini göstermesi bakımından da kıymetli bir zirve oldu diye inanıyorum" ifadelerini kullandı.
Savunma sanayisinin NATO zirvelerinin resmi bir parçası haline geldiğini belirten Yılmaz, "Bugüne kadar savunma sanayisi NATO zirvelerinin resmi bir parçası değildi, bir yan etkinlikti. Bu vesileyle artık Türkiye’deki bu zirveyle birlikte savunma sanayisi de NATO zirvelerinin resmi bir parçası haline gelmiş oldu" dedi.
Türkiye’nin NATO’nun ikinci büyük kara ordusuna sahip olduğunu ve savunma sanayisinde büyük bir dönüşüm yaşadığını ifade eden Yılmaz, "NATO’nun ikinci büyük kara ordusuna sahip bir ülke olarak, savunma sanayisinde adeta bir devrim yapmış bir ülke olarak Türkiye, bütün bu çalışmalarda öne çıkan bir ülke oldu. Hepimizi de gururlandıran bir tablo oluştu" ifadelerini kullandı. Türkiye’yi savunma sanayisi ihracatında ilk 10 ülke arasında görmeyi hedeflediklerini belirten Yılmaz, "İnşallah önümüzdeki dönemde Türkiye’yi 10 büyük ihracatçı arasında görmek istiyoruz. Şu anda 11’inci ülke konumundayız ihracatta" dedi.
"Bugünkü dünyadaki gelişmeleri Sayın Cumhurbaşkanımız çok önceden gördü"
Bu başarının güçlü siyasi iradenin sonucu olduğunu belirten Yılmaz, "Bütün bunlar nasıl başarıldı? Tesadüfen değil elbette, güçlü bir siyasi iradeyle" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dünyadaki gelişmeleri yıllar öncesinden gördüğünü ifade eden Yılmaz, "Bugünkü dünyadaki gelişmeleri Sayın Cumhurbaşkanımız çok önceden gördü ve Türkiye bugün yola erken çıkmanın avantajını yaşıyor. Biz 20 yıl önceden başladık bu çalışmalara. Avrupa tabiri caizse yeni uyanıyor. Yeni yeni bu konulara önem vermeye ve ağırlık vermeye başladılar" dedi.
Türkiye’nin bölgesel ve küresel barış için sorumluluk üstlenmeye devam edeceğini belirten Yılmaz, "İnşallah önümüzdeki dönemde hem bölgemizin hem küresel barışın sağlanmasında Türkiye yine sorumlu, barıştan yana, diplomasiden yana güçlü bir ülke olarak sorumluluklarını yerine getirmeye devam edecektir. NATO Zirvesi’nin de hayırlı olmasını tekrar diliyorum" dedi.
Kıbrıs meselesinin en gerçekçi çözümünün adada iki devletin yan yana var olması olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne bu ziyaretimiz vesilesiyle bir kez daha şunu da ifade etmek istiyorum. Kıbrıs meselesinin en gerçekçi çözümü, adada iki devletin yan yana var olmasından geçmektedir. Bunu çok açık ve net bir şekilde ifade ediyoruz" dedi.
Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesi gerektiğini belirten Yılmaz, "Kıbrıs Türk halkının özden gelen hakları olan egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü kabul edilmelidir. Kıbrıs Türk halkının maruz bırakıldığı insanlık dışı yaptırımlar ve izolasyonlar ortadan kaldırılmalıdır" ifadelerini kullandı. İki egemen ve eşit devlet temelinde ortak projelerin geliştirilebileceğini belirten Yılmaz, "Bununla birlikte, iki egemen ve eşit devlet temelinde; başta kuraklık, iklim değişikliği, tarım ve enerji olmak üzere ortak geleceğimizi ilgilendiren alanlarda iş birliği yapılması ve ortak projeler geliştirilmesi elbette her zaman mümkündür. Biz de bunu destekliyoruz" dedi.
Bu tür iş birliklerinin adanın istikrarına ve refahına katkı sağlayacağını ifade eden Yılmaz, "Halklarımızın ortak yararlarına hizmet edecek bu tür iş birlikleri, adanın istikrarına, refahına ve geleceğine katkı sağlayacaktır" ifadelerini kullandı. Adadaki gerçekleri görmezden gelen çözüm girişimlerinin sonuç üretmeyeceğini belirten Yılmaz, "Ancak Kıbrıs meselesinde adadaki gerçekleri göz ardı eden çabaların bugüne kadar bir sonuç getirmediği, bundan sonra da getirmeyeceği bilinmelidir" dedi.
Türkiye ile KKTC arasındaki iş birliğinin kararlılıkla sürdürüleceğini vurgulayan Yılmaz, "Kıbrıs Türk halkının huzuru, güvenliği ve refahı için yürüttüğümüz iş birliğini bundan sonra da aynı kararlılıkla sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.
"Yok hükmünde bir karar olarak görüyoruz"
Avrupa Parlamentosu’nun Kıbrıs kararına tepki gösteren Yılmaz, "Bu vesileyle Avrupa Parlamentosu’nda dün bir karar alındı. Onunla ilgili de küçük bir yorumda bulunmak isterim. Biz bu kararı elbette ki hiçbir şekilde tanımıyoruz. Yok hükmünde bir karar olarak görüyoruz. Avrupa Parlamentosu maalesef Rum kesiminin propagandalarına alet edilmiştir. Hiçbir temeli olmayan bu karar ve bu iddialar bizim nazarımızda hiçbir kıymete sahip değildir" ifadelerini kullandı.
Kararın Türkiye veya KKTC’ye zarar vermeyeceğini belirten Yılmaz, "Bunlar ne Türkiye Cumhuriyeti’ne ne Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne zarar verir. Ama Avrupa Parlamentosu’nun itibarını azaltır, düşürür" dedi.
"EOKA çetelerinin yaptığı mezalimi unutmadık"
Avrupa Parlamentosu’nun Rum tarafı ve bazı lobilerin çalışmalarına karşı dikkatli olması gerektiğini belirten Yılmaz, "Avrupa Parlamentosu böyle oyunlara gelmemelidir. Rum kesiminin ve birtakım lobilerin, onun da arkasında olan birtakım lobilerin yaptığı bu çalışmaların tuzağına düşmemelidir" ifadelerini kullandı. 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nın üzerinden yaklaşık 52 yıl geçtiğini belirten Yılmaz, Barış Harekatı sonrasında adada huzur ve güven ortamının oluştuğunu ifade ederek, "Bütün bu süreçte ada huzur içinde, barış içinde. Sadece Türk tarafı değil, Rum tarafı da bu güvenli ortamda kalkındı, gelişti, demokrasisini güçlendirdi. Dolayısıyla silahlı kuvvetlerimizin buraya yaptığı Barış Harekatı, tüm adaya fayda sağlamıştır. Tüm adaya huzur getirmiştir" dedi.
"Popülist söylemlerle, gündelik polemiklerle bu işlere bakarlarsa çok büyük yanlışlar yapmış olurlar"
1974 öncesinde yaşanan olaylara işaret eden Yılmaz, "Daha öncesindeki dönemi de çok iyi biliyoruz. Nikos Sampson’un darbesini unutmadık. EOKA çetelerinin yaptığı mezalimi unutmadık" ifadelerini kullandı. Avrupa Parlamentosu’na tarihi gerçeklere bakma çağrısı yapan Yılmaz, "Dolayısıyla Avrupa Parlamentosu biraz tarihe baksın. Popülist söylemlerle, gündelik polemiklerle bu işlere bakarlarsa çok büyük yanlışlar yapmış olurlar" dedi.
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Kıbrıs’a uluslararası hukuk çerçevesinde ve garantörlük hakkına dayanarak geldiğini belirten Yılmaz, "O dönem Türk Silahlı Kuvvetleri, uluslararası hukuk çerçevesinde garantör ve Anavatan Türkiye olarak Kıbrıs’a geldi. Meşru bir şekilde, hukuki bir şekilde bu süreçler gerçekleşti" ifadelerini kullandı. Harekat sonrasında adada güven ortamı oluştuğunu belirten Yılmaz, "O gün bugündür, dediğim gibi, adada bir huzur ve güven ortamı var. Güvenin olmadığı yerde, güvenliğin olmadığı yerde kalkınma da olmaz, demokrasi de olmaz" ifadelerini kullandı.
"Önce Gazze’de yaşanan soykırıma baksınlar"
Avrupa Parlamentosu’nun Gazze’de yaşananlara odaklanması gerektiğini savunan Yılmaz, "Bugün Avrupa Parlamentosu’nda bu tür polemikler yapanlar önce İsrail’de, Gazze’de yaşanan soykırıma baksınlar. Eğer kınanacak bir şey arıyorlarsa, dünyaya siyasi bir tavır ortaya koymak istiyorlarsa, ciddi bir şekilde parlamenter çalışma yapmak istiyorlarsa Gazze’de yaşanan ve tüm dünyanın gözleri önünde gerçekleşen soykırıma baksınlar" ifadelerini kullandı.
Rum yönetimi ile İsrail hükümeti arasındaki ilişkilere dikkat çeken Yılmaz, "O soykırımdan dolayı uluslararası mahkemelerde yargılanmakta olan Netanyahu hükümetiyle Rum kesiminin ilişkisine baksınlar. Nasıl yan yana durduklarına baksınlar" dedi.
"Neler yaşadıklarını, ne tür sıkıntılar yaşadıklarını en iyi Kıbrıs Türkleri biliyor"
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 1974’te gerçekleştirdiği harekatın Kıbrıs Türk halkının güvenliği açısından önemine vurgu yapan Yılmaz, "Türk Silahlı Kuvvetleri 1974 yılında bu harekatı yapmamış olsa bugün Kıbrıs Türkleri, Gazzeli kardeşlerimizin yaşadıklarını yaşayabilirdi" ifadelerini kullandı. Kıbrıs Türk halkının geçmişte yaşananları en iyi bilen taraf olduğunu belirten Yılmaz, "Neler yaşadıklarını, ne tür sıkıntılar yaşadıklarını en iyi Kıbrıs Türkleri biliyor" dedi.
Avrupa Parlamentosu kararını tanımadıklarını yineleyen Yılmaz, "Dolayısıyla burada bu kararı hiçbir şekilde tanımadığımızı, kabul etmediğimizi bir kez daha ifade etmek istiyorum. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nın yaptığı açıklamaya, yine Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasına harfiyen katıldığımızı ifade etmek istiyorum" dedi.
Türkiye ile KKTC’nin yoluna birlikte devam edeceğini vurgulayan Yılmaz, "Kim ne derse desin, biz güçlü bir ülke olarak, iki kardeş ülke olarak, ana vatan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak yolumuza devam edeceğiz. Nasıl son 50 yılda bu ilerlemeleri sağladıysak, Türkiye Yüzyılı’nda, aynı zamanda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yüzyılında ileriye gitmeye devam edeceğiz diyorum. Bugün yapacağımız tüm çalışmaların hayırlı olmasını diliyor, bu güzel karşılama ve misafirperverlik için de hepinize teşekkür ediyorum" dedi.
Kaynak :
İHA