Araban Ovası tarih boyunca imparatorlukları besledi
Gaziantep’in Araban ilçesinde bulunan Araban Ovası, verimli toprakları ve tarımsal üretim kapasitesiyle tarih boyunca bölgeni...
03 Eki 2026 - 12:20
YAYINLANMA
Gaziantep’in Araban ilçesinde bulunan Araban Ovası, verimli toprakları ve tarımsal üretim kapasitesiyle tarih boyunca bölgenin önemli üretim merkezlerinden biri oldu. Araban Ziraat Odası ve Sarımsak Üretici Birliği Başkanı Hasan Altun, ovanın geçmişten günümüze stratejik ve ekonomik önemini anlattı.
Araban Ziraat Odası ve Sarımsak Üretici Birliği Başkanı Hasan Altun, Araban Ovası’nın Anadolu ile Mezopotamya arasındaki doğal geçiş güzergahında bulunduğunu belirterek, ovanın tarih boyunca hem tarımsal üretim hem de ulaşım açısından önemli bir konumda yer aldığını söyledi. Yaklaşık 25 bin hektarlık alana sahip ovanın, Fırat Nehri ve kollarının beslediği verimli topraklarıyla binlerce yıldır tarımsal üretime ev sahipliği yaptığını ifade eden Altun, tarih boyunca yetiştirilen buğday, arpa ve bakliyat gibi temel gıda ürünlerinin bölgedeki medeniyetlerin ihtiyaçlarının karşılanmasında önemli rol oynadığını kaydetti.
Tarih boyunca önemli bir geçiş güzergahı oldu
Araban Ovası’nın ilk çağlardan itibaren Anadolu ve Mezopotamya medeniyetlerini birbirine bağlayan askeri, ticari ve idari bir kavşak noktası olduğunu belirten Altun, bölgedeki yerleşim tarihinin Tunç Çağı’na kadar uzandığını ifade etti. Araban Höyüğü ve Kalesi’nin yanı sıra Fırat Nehri yakınlarındaki tarihi alanların bölgenin geçmişine ışık tuttuğunu aktaran Altun, Hititler, Mitanniler, Persler, Kommagene Krallığı, Roma ve Bizans dönemlerinde ovanın farklı medeniyetlerin hakimiyetinde kaldığını belirtti.
Roma ve Bizans dönemlerinde bölgenin savunma ve ulaşım açısından önem kazandığını kaydeden Altun, Elif, Hisar ve Hasanoğlu anıt mezarları ile Karasu üzerindeki tarihi Septimius Severus Köprüsü’nün bölgenin tarihi mirası arasında yer aldığını söyledi. İslam fetihlerinin ardından bölgenin farklı siyasi güçlerin hakimiyetine girdiğini belirten Altun, Araban Kalesi’nin kaynaklarda Kale-i Zerrin adıyla anıldığını, Anadolu Selçukluları, Zengiler, Eyyubiler, Memlükler ve Dulkadiroğulları dönemlerinin ardından bölgenin Osmanlı hakimiyetine geçtiğini ifade etti.
Araban sarımsağı başta olmak üzere çok sayıda ürün yetiştiriliyor
Araban Ovası’nın günümüzde de tarımsal üretim açısından önemini koruduğunu vurgulayan Altun, başta Avrupa Birliği tarafından coğrafi işaret tescili alan Araban Sarımsağı olmak üzere karpuz, kavun, pamuk, Antep fıstığı, makarnalık ve baklavalık sert buğday, mısır, zeytin, arpa ile çeşitli meyve ve sebzelerin ovada yetiştirildiğini belirtti.
Ovanın alüvyon bakımından zengin toprakları ve mikroklima özelliklerinin tarımsal üretime önemli katkı sağladığını dile getiren Altun, Araban ilçesinin ekonomik yapısının büyük ölçüde tarım ve hayvancılığa dayandığını söyledi. Ekim, bakım ve hasat dönemlerinde ilçe halkının yanı sıra çevre bölgelerden gelen mevsimlik işçilere de istihdam sağlandığını kaydeden Altun, ovada yetiştirilen ürünlerin Gaziantep’teki un, bulgur, makarna, tekstil ve yağ sanayisi için de önemli bir ham madde kaynağı oluşturduğunu ifade etti.
Sulama projeleriyle üretimin artırılması hedefleniyor
Araban Ovası’nın tarımsal potansiyelinin daha da artırılması için kuru tarımdan sulu tarıma geçişin önem taşıdığını belirten Altun, Ardıl Barajı’nın faaliyete geçmesinin ardından sulama projelerinin tamamlanmasının üretime katkı sağlayacağını söyledi. Çat Boğazı ve Harmancık barajlarına yönelik sulama projelerinin hayata geçirilmesinin önemine dikkat çeken Altun, sulama imkanlarının genişlemesiyle verimli topraklarda yılda birden fazla ürün alınabileceğini ifade etti. Sondaj kuyularından yüksek elektrik maliyetleriyle su çıkararak üretim yapan çiftçilerin sulama projeleri sayesinde maliyetlerini azaltabileceğini belirten Altun, üretim miktarındaki artışın bölge ekonomisine, sanayiye ve ihracata da katkı sunacağını kaydetti.
Altun, Araban Ovası’nın tarih boyunca üstlendiği üretim rolünü günümüzde de sürdürdüğünü ve sulama yatırımlarıyla tarımsal kapasitesinin daha ileriye taşınabileceğini sözlerine ekledi.
Araban Ziraat Odası ve Sarımsak Üretici Birliği Başkanı Hasan Altun, Araban Ovası’nın Anadolu ile Mezopotamya arasındaki doğal geçiş güzergahında bulunduğunu belirterek, ovanın tarih boyunca hem tarımsal üretim hem de ulaşım açısından önemli bir konumda yer aldığını söyledi. Yaklaşık 25 bin hektarlık alana sahip ovanın, Fırat Nehri ve kollarının beslediği verimli topraklarıyla binlerce yıldır tarımsal üretime ev sahipliği yaptığını ifade eden Altun, tarih boyunca yetiştirilen buğday, arpa ve bakliyat gibi temel gıda ürünlerinin bölgedeki medeniyetlerin ihtiyaçlarının karşılanmasında önemli rol oynadığını kaydetti.
Tarih boyunca önemli bir geçiş güzergahı oldu
Araban Ovası’nın ilk çağlardan itibaren Anadolu ve Mezopotamya medeniyetlerini birbirine bağlayan askeri, ticari ve idari bir kavşak noktası olduğunu belirten Altun, bölgedeki yerleşim tarihinin Tunç Çağı’na kadar uzandığını ifade etti. Araban Höyüğü ve Kalesi’nin yanı sıra Fırat Nehri yakınlarındaki tarihi alanların bölgenin geçmişine ışık tuttuğunu aktaran Altun, Hititler, Mitanniler, Persler, Kommagene Krallığı, Roma ve Bizans dönemlerinde ovanın farklı medeniyetlerin hakimiyetinde kaldığını belirtti.
Roma ve Bizans dönemlerinde bölgenin savunma ve ulaşım açısından önem kazandığını kaydeden Altun, Elif, Hisar ve Hasanoğlu anıt mezarları ile Karasu üzerindeki tarihi Septimius Severus Köprüsü’nün bölgenin tarihi mirası arasında yer aldığını söyledi. İslam fetihlerinin ardından bölgenin farklı siyasi güçlerin hakimiyetine girdiğini belirten Altun, Araban Kalesi’nin kaynaklarda Kale-i Zerrin adıyla anıldığını, Anadolu Selçukluları, Zengiler, Eyyubiler, Memlükler ve Dulkadiroğulları dönemlerinin ardından bölgenin Osmanlı hakimiyetine geçtiğini ifade etti.
Araban sarımsağı başta olmak üzere çok sayıda ürün yetiştiriliyor
Araban Ovası’nın günümüzde de tarımsal üretim açısından önemini koruduğunu vurgulayan Altun, başta Avrupa Birliği tarafından coğrafi işaret tescili alan Araban Sarımsağı olmak üzere karpuz, kavun, pamuk, Antep fıstığı, makarnalık ve baklavalık sert buğday, mısır, zeytin, arpa ile çeşitli meyve ve sebzelerin ovada yetiştirildiğini belirtti.
Ovanın alüvyon bakımından zengin toprakları ve mikroklima özelliklerinin tarımsal üretime önemli katkı sağladığını dile getiren Altun, Araban ilçesinin ekonomik yapısının büyük ölçüde tarım ve hayvancılığa dayandığını söyledi. Ekim, bakım ve hasat dönemlerinde ilçe halkının yanı sıra çevre bölgelerden gelen mevsimlik işçilere de istihdam sağlandığını kaydeden Altun, ovada yetiştirilen ürünlerin Gaziantep’teki un, bulgur, makarna, tekstil ve yağ sanayisi için de önemli bir ham madde kaynağı oluşturduğunu ifade etti.
Sulama projeleriyle üretimin artırılması hedefleniyor
Araban Ovası’nın tarımsal potansiyelinin daha da artırılması için kuru tarımdan sulu tarıma geçişin önem taşıdığını belirten Altun, Ardıl Barajı’nın faaliyete geçmesinin ardından sulama projelerinin tamamlanmasının üretime katkı sağlayacağını söyledi. Çat Boğazı ve Harmancık barajlarına yönelik sulama projelerinin hayata geçirilmesinin önemine dikkat çeken Altun, sulama imkanlarının genişlemesiyle verimli topraklarda yılda birden fazla ürün alınabileceğini ifade etti. Sondaj kuyularından yüksek elektrik maliyetleriyle su çıkararak üretim yapan çiftçilerin sulama projeleri sayesinde maliyetlerini azaltabileceğini belirten Altun, üretim miktarındaki artışın bölge ekonomisine, sanayiye ve ihracata da katkı sunacağını kaydetti.
Altun, Araban Ovası’nın tarih boyunca üstlendiği üretim rolünü günümüzde de sürdürdüğünü ve sulama yatırımlarıyla tarımsal kapasitesinin daha ileriye taşınabileceğini sözlerine ekledi.
Kaynak :
İHA
YORUMLAR
İLGİNİZİ
ÇEKEBİLİR